Zekat kimlere verilir, kimlere verilmez? Zekat nisap miktarı nedir?
İslam'ın beş şartından biri olan zekat, belirli bir mal varlığına sahip Müslümanların, dini ölçülere göre yıl sonunda ihtiyaç sahiplerine vermesi gereken belli bir orandır. Zekatın geçerli olabilmesi ve doğru yerlere ulaştırılabilmesi için kimlere verilip kimlere verilemeyeceğinin bilinmesi hayati önem taşır. Zekatın kimlere verileceği Kur'an-ı Kerim'in Tevbe Suresi'nin 60. ayetinde açıkça belirlenmiştir. Bu ayette zekat verilecek sınıflar sekiz grup olarak bildirilmiştir.
Birinci grup, fakirlerdir. Fakir, temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan aciz olan, nisap miktarı malı bulunmayan kimsedir. Bu kişiler yeme, içme, barınma ve giyinme gibi asgari yaşam standartlarını sağlamakta zorlanırlar. İkinci grup olan miskinler ise fakirlerden daha zor durumda bulunan, neredeyse hiçbir şeyi olmayan ve dilenmek zorunda kalan kimselerdir.
Üçüncü sınıf, zekat toplamakla görevlendirilen memurlardır, yani âmillerdir. Günümüzde bu durum doğrudan devlet eliyle kurulan resmi kurumlar veya bu işle yetkilendirilmiş güvenilir İslami yardım kuruluşlarının toplama ve dağıtma masraflarını karşılamak üzere bu fona ortak edilmeleriyle değerlendirilebilir. Dördüncü grup, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlar, yani müellefe-i kulûbtur. Yeni Müslüman olmuş veya İslam'a sempati duyan, bu sayede imanı güçlenecek ya da topluma kazandırılacak kimseler bu kapsama girer.
Beşinci sınıf, köleler ve esirlerdir. Hürriyetine kavuşmak istese de maddi gücü yetmeyen kölelerin ve esirlerin azat edilmesi için zekat fonları kullanılabilir. Günümüzde doğrudan kölelik kalmasa da insan ticareti mağduru olan veya benzeri zorluklar yaşayan mazlumların kurtarılması için bu kategori yorumlanmaktadır. Altıncı grup borçlulardır. Kendi iradesi dışında oluşan borçları ödeyemeyecek durumda olan, borcu mal varlığından fazla olan kimselere zekat verilebilir. Ancak borcun günah ve haram yollarla (kumar, içki vb.) yapılmış olması durumunda, kişinin tövbe etmesi şartıyla bu yardımdan faydalanabileceği fıkıh alimleri tarafından belirtilmiştir.
Yedinci grup Allah yolunda olanlardır, yani fî sebîlillâh. Bu tabir genel olarak İslam'ın yayılması, savunulması, ilim tahsili ve hakikatin duyurulması için çalışan, maddi imkanı olmayan ilim talebelerini ve gönüllüleri kapsar. Sekizinci ve son grup ise yolda kalmış olanlardır, yani İbnü's-sebîl. Memleketinden uzak düşmüş, parası tükenmiş, seyahat halinde iken yardıma muhtaç hale gelmiş zengin olsa bile kendi memleketindeki malına ulaşamayan yolculara zekat verilebilir.
Zekatın kimlere verilemeyeceği konusu da aynı derecede net kurallara bağlanmıştır. Zekat, temel olarak zenginin malından alınıp fakire verilen bir ibadet olduğu için zekat verenin mal varlığının ve himaye yükümlülüğünün bulunduğu kişilere zekat verilmesi caiz görülmemiştir. Bu doğrultuda zekat kimlere verilmez sorusunun yanıtları şu şekildedir:
Öncelikle zekat, usûl ve fürûa verilemez. Usûl, kişinin anası, babası, dedeleri ve nineleridir. Fürû ise evlatları, torunları ve onların çocuklarıdır. Bir kimse kendi anne, baba, büyükağabey veya büyükbabasına, çocuklarına ve torunlarına zekat veremez. Çünkü bu kişilerin nafakası zaten o kimse üzerindedir ve zekat vererek bu yükümlülüğü üzerinden atmaya çalışmak caiz değildir.
İkinci olarak, eşler birbirine zekat veremez. Karı koca arasında nafaka yükümlülüğü bulunduğundan, zekat fonu bu ilişki içinde el değiştiremez. Erkek karısına, kadın da kocasına zekat veremez.
Üçüncü olarak, zengin olan kişilere zekat verilmez. Nisap miktarı kadar (85 gram altın veya değerinde) malı veya parası olan, temel ihtiyaçlarının dışında bu zenginliğe sahip kişilerin zekat alması haramdır. Zekat, ancak nisap miktarı malı olmayan fakir ve muhtaç kimselere verilebilir.
Dördüncü olarak, Müslüman olmayan gayrimüslimlere zekat verilemez. Zekat, İslam'ın şartlarından ve özel bir mali ibadettir; dolayısıyla bu fon yalnızca Müslümanların ihtiyaç sahiplerine sarf edilir. Ancak gayrimüslimlere gönüllü sadaka, fitre dışı bağış veya zekat harici infak yapılmasında dinen bir sakınca yoktur.
Beşinci olarak, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in soyundan gelenlere, yani Ehl-i Beyt'e (Haşimoğullarına) zekat verilmesi yasaklanmıştır. Peygamberimizin soyunun şerefini korumak ve bu fonlardan uzak tutmak amacıyla onlara zekat verilmez. Ancak nafile sadakalar verilebilir.
Zekatın nisap miktarı, bir kişinin zekatla yükümlü olabilmesi için sahip olması gereken asgari zenginlik ölçüsüdür. İslam hukukunda nisap miktarı, temel ihtiyaçların ve borçların dışında, belirli bir mal varlığına sahip olma sınırını ifade eder.
Altın için nisap miktarı 20 miskal, yani 85 gramdır. Bir kişinin elinde 85 gram altın veya bu miktara eşdeğer nakit para, ticaret malı veya altın karşılığı kıymetli maden bulunuyorsa, bu kişi zengin sayılır ve üzerinden bir kameri yıl (hicri yıl) geçtikten sonra bu malın kırkta birini (%2.5) zekat olarak vermesi farz olur.
Gümüş için nisap miktarı ise 200 dirhem, yani 595 gramdır. Elinde 595 gram gümüş bulunan ve üzerinden bir yıl geçen kimse de zekatla yükümlü olur. Günümüzde altın fiyatlarının gümüşe göre çok daha yüksek olması sebebiyle, genellikle altın ölçüsü baz alınarak zekat hesaplamaları yapılmaktadır.
Ticaret mallarında nisap miktarı, altın veya gümüşün nisap değerine eşittir. Ticaret amacıyla elde tutulan malların değeri hesaplanırken, yıl sonundaki piyasa değeri göz önüne alınır. Borçlar ve temel ihtiyaçlar düştükten sonra kalan miktar 85 gram altın değerine ulaşıyorsa zekat verilmesi gerekir.
Toprak ürünlerinde nisap miktarı, ondalık (öşür) sistemiyle belirlenir. Masraf yapılmadan doğal yollarla sulanan arazilerde ürünün onda biri (%10), masraf yapılarak (sulama, gübreleme vb.) üretilen ürünlerde ise yirmide biri (%5) oranında zekat verilir. Toprak ürünleri için belirli bir altın nisabı aranmaz, az veya çok elde edilen her mahsulden bu oranlarda zekat çıkarılır.
Hayvancılıkta ise nisap miktarı cinslerine göre değişir. Büyükbaş hayvanlar (sığır ve manda), küçükbaş hayvanlar (koyun ve keçi) ve develer için ayrı ayrı sayısal limitler ve zekat oranları fıkıh kitaplarında detaylandırılmıştır. Örneğin koyun ve keçide nisap miktarı 40'tır; 40 ile 120 arası koyunu olan kişi 1 adet bir yaşını doldurmuş koyun veya keçi zekat olarak verir.
Zekat, zengin ile fakir arasındaki ekonomik uçurumu kapatan, toplumsal huzuru ve adaleti sağlayan en önemli mali yardımlaşma aracıdır. Doğru kişilere verilmesi ve nisap miktarının doğru hesaplanması, bu ibadetin hem dini hem de sosyal amacına ulaşmasını sağlar.
zekat kimlere verilir, zekat kimlere verilmez, zekat nisap miktarı nedir
0 Yorum:
Yorum Gönder